A L P E R S A R I

29/2/2008 - Nazire

 

Bitimsiz bir kıymık gibi battı güneş

Kıyas ettim yumurta dibini dünyanın

İndim de dindiremedim büzülen üzüntümü

Gecenin kurşunları erirken

ve birer birer dilimin çekingenliği

Ben hala aynı yüksekten

 

Dökülür mü şeceresi herkesin önüne uykuda olanın

Dönüp de bakar arkasına duyarsa birinin çağırdığını

Ben olsam bunu yapmam

Selamı sekteye uğramış biri

dirlik içinde değildir

Ölümü bekleyen elmalar

ve içindeki kurtların sevinci belki

İstisnasız kalemini gergin

Tut ki yalan çıktı sesinden

Döktü meyvelerini soyağacımın

 

Kime aklımla yanaştım ilkin arttı yüküm

Beyazın bana verdiğini almadım kısmetimi

Nehirlere emsalini hibe eden öğütücüler

ve çok renkli çiçekleri değirmenlerin

Kederim bana taşıttı lekelerini

Kalbimden bildim

 

Her sese kulak verdim

Yıldızlara

ve perdelerini indirdiğinde güneşe bile

Yer verdim şeklini uydursun diye içime

Toprağın acısını küçümsemeden karınca

Adımlarını otların şifalı aydınlığına sarf ederek

ve sabırla

İncitmeden bir peri duygusuna yakın

İşe koyulan yuva yapıcıları gibi göklerin

Üstümüzü yeminle örten yeryüzü sahiplerine nazire

Sözleri yağmurlarla kesilen biz ölümlülerden

 

Bireylikler, Mart-Nisan 2008, Sayı:19

 

 


« Ö n c e k i & S o n r a k i »