A L P E R S A R I

22/8/2008 - Karanfil Kıyısı


Dilimi suyu toplayan kovalar gibi açık

yerde olduğu seçilen kanatlılar gibi

sayıklayan yağmuru penceremin

ve odamın ortasında gördüm

Her çiçeğin ergenliğine sakladığı rengini

taşları

ve suyun tazeliğini öven dalgalarla

akşamın ardında bıraktığı kızıllığı

seyre daldım

boynunun ince ve üzgün yerlerinden

Köpüren bir güldü akşam

bir fotoğraf tutuyor gibi ellerinde

denizi harcayan yoksul kadınlar gibi şen

kokluyor güneşin soldurduğu gülleri

Güller ki denizin ölümünü umarak

gökyüzünü ısırıyor mavinin eskittiği

parçalar koparıyor suskunluğundan kayalar

çıtırdayan ağaç kabuklarından dişleriyle

 

Suyun kutsallığına yaraşan ulu ağaç gövdesi

doyur, o eskimez sütünle emzir beni

Tarihin çelimsizleştirdiği

yenilgiler oyunundan bir kâse sun

İyileşeyim, kapısı kırık evlere koysunlar beni

dilimi değiştireyim suskunlar gibi

Kalemin kilidini kıran

suyu düğümleyen çöllerin merasimi

tutacaktır yakasının merhametin

Savruluşun sesine katarak konuşmasını

haykıracak bir denizin dalgasını

Kirpiklere

ve bakışın her türlüsüne alışkın olarak

kayan yıldızlarla giden güzelliğini her sabah

yeniden koparacak güneşin bütünlüğünden

baksın diye balıklar yansımasına

dudaklarının aynasından

 

Seni aydınlık göçlerle bana getiren melekler

Leylak sağanağı gibi gökten avucuma düşen

iyiliksever kelebek

fakir alıntılar yuvası senin konduğun yer

Parmaklarıma doğru çözülen

ve akdenizi bölen karanfiller

saydam ağıtlarını saklar

kıyıyı kurcalayan ezgisi yosunların

mühürlü izlerinde

Telve, Mayıs 2008, Sayı: 4


« Ö n c e k i & S o n r a k i »